Tuesday, May 20, 2008

Mrs. D'nin Saskinliklari

Gecen hafta, Mr.D’nin kendini iyi hissetmeye basladigi gunlerden birinde, hem o biraz hava alsin, hem de ona yiyebilecegi hafif birseyler alalim diye alisverise gitmek uzere evden ciktik. Arabanin kapilarini acmak icin uzaktan kumandanin dugmesine dokundum, tik yok. Mr. D’ye donup seslendim:
- Arabanin kumandasinin pili bitmis galiba.
Mr.D “anahtarla acacaksin kapiyi o zaman mecburen” diye cevap verdi. Yalniz arabanin kilidini uzaktan kumandayla degil, anahtari kapiya sokarak acmaya calistiginizda alarm otmeye basliyor. Hizlica hapiyi acip, sofor koltuguna oturup anahtari kontaga sokmak gerekiyor ki alarm dursun. O yuzden “elini cabuk tut ama” diye de ekledi.
Anahtari kilide soktum, bir yandan da alarmin calmasina hazirlamisim kendimi. Hic ses yok. Yoksa? Mr. D ile goz goze geldik. Ikimiz de supheleniyoruz ama ikimiz de soylemeye cesaret edemiyoruz daha, belki bir umut…Kapiyi acip, koltuga oturdum, anahtari kontaga soktum. Tek bir kipirti yok. Farlara elimi attim, acik! Evet, aku bitmis!!! Bir gun once en son arabayla spor salonuna gidip geldigimi hatirladim. Arabayi parkettikten sonra farlari kapatmayi unutup akuyu bitirmisim!!!
Aldigi ilaclardan leyla olmus Mr.D uslu uslu eve cikip kendini yataga atarken, akilsiz basin cezasini ayaklar ceker hesabi telefona sarildim. Elimizde ne aku kablosu var, ne de Mr.D ile ben bu islerden anlariz. Tamirci cagirmadan arabayi yerinden oynatmamizin mumkunati yok. Hemen kosedeki, arabamizin butun tamir islerini ve bakimini yapan tamircinin numarasini cevirdim. Butun sevimliligimle arabamin akusunun bittigini, acaba birinin gelip bakip bakamayacagini sordum. Tamircide calisan kiz su anda herkesin ogle yemeginde oldugunu ama istersem cekici gonderebileceklerini soyledi. Bu kez yine tum sevimliligimle cekicinin ne kadar tutacagini sordum, cok ama cok yakinda oturdugumu soyledim, cekiciye gercekten ihtiyac olmayabilecegini ekledim. Bunun uzerine, Mr.D’ye gore bana bayan oldugum icin torpil gecen tamirci, oyleyse gelip anahtarlari birakmami, bir ara tamirciden birinin gelip bakabilecegini soyledi. Bir kosu tamirciye gittim, anahtarlari biraktim, yardimseverlikleri icin tesekkur ettim.
Gun icinde bir cekici geldi, once arabayi kendi akusunden kontakt yaparak calistirdi. Sonra da akuyu sarj etmek uzere arabayi cekicinin arkasina bagladi goturdu. Ben butun bu olanlari pencereden seyretmekle yetindim.
Aksamustu neler olup bittigini ogrenmek uzere tamirciye telefon actim. Bana gercekten akunun tamamen bittigini anlattilar. Tamirciden kimse gelip bakamadigi icin cekici gondermek zorunda kalmislar. Araba cekiciyle tamirciyle getirilince baska bir sorun olmadigini kontrol etmisler, olmadigini gorunce akuyu sarj etmisler. “Hazir, gelip alabilirsiniz” dedi. “Peki borcum ne kadar?” diye sordum. Mr.D’nin kiskanclik dolu bakislari altinda (yine bayan oldugum icin torpil gecmisler bana!) tamirciden cekici icin para almayacaklarini, sadece aku doldurma parasini istediklerini ogrendim!: ) Gittim tamirciye, arabayi aldim, eve getirdim. Bu kez farlari kapattigimdan emin olarak evin onune parkettim.:)
Butun bu gunun bana bir daha farlari kapatmayi unutmamam icin ders olmasi gerekiyordu. Yalniz hersey o kadar kolaylikla, beklentilerimin o kadar altinda ucuz bir fiyata halloldu ki, dogru dersi aldigimdan emin degilim. Benim aldigim ders: Tatli dil yilani deliginden cikarir, bir de araba tamiri soz konusu oldugunda bayanlarin isi cok zor degil!:)

1 comments:

Cafe Nino said...

Çok şekersin:)sabah sabah eglendirdin beni:)Buarada Mr.D nin iyileşme yoluna girmesine sevindim.