Wednesday, January 02, 2008

Hayalin icin Soyle

"Hayalin Icin Soyle" Turk televizyonlarinin son donemdeki sahane yarismalarindan biri anladigim kadariyla. Biz Turk televizyonlarini seyretmedigimiz icin, boyle ucubeliklerden - ne mutlu - ancak biri (ki bu biri genellikle Perihan Magden oluyor) kose yazisinda bahsedince haberim oluyor.
Bu kez Radikal 2'de kulturel sosyolog Orhan Tekelioglu muthis bir analiz yapmis, orada gordum bu yarismayi.Yazi cok guzel, bastan sona okumak isterseniz burada bulabilirsiniz.

Ozet olarak, sunlari buraya almak istiyorum:

"Merkez ile çevrenin yer değiştirmesindeki son aşamalardan birine geldiğimizin önemli bir kanıtı bu program aslında. Tabii ki yeni çevrenin başka unsurları da var ama, belli ki, yavaş yavaş çevrenin dibinden gelen, yükselen bir elit grup olarak şekilleniyor. Yarışma jürisinin "mesajcı üyeleri" (Sayan ve Tatlıses), eski çevrenin ya da yeni merkezin, kanaat önderlerinden bir kısmını temsil ediyor. Birisi Anadolu'nun çevre bir ilinden (Urfa) göçüp gelmiş ve merkeze yerleşmiş. Öteki ise, daha önemli bir göçün, yani şehir içindeki çevre bir semtten (Samatya) merkeze yürümenin iyi bir örneği. İkisi de az okumuş, ikisi de fakirlik çekmiş, ikisi de zorlu basamakları aşarak yukarıya çıkmış. Ve ikisinin de egosu acayip şişkin."

"Gelecekte buna benzer programların, bu türden jüri üyelerinin artacağını varsaymak uzakgörüşlülük bile sayılmaz. Çünkü fakirler, ezilmişler, kenarda köşede eğitimsiz kalmışlar kendi başöğretmenlerini çoktan bulmuşlar. Bu yeni başöğretmenler, eskinin öğretmenlerinden, eğitimlilerden ve genel olarak "entellerden" sadece nefret etmekle kalmıyorlar, bir de onlara benzemeye çalışıyorlar. Önce egolarını iyice şişiriyor, kulaktan dolma ne kadar malumat varsa dağarcıklarında, kendi acılarla dolu yaşam öyküleriyle harmanlıyor ve bu karışımı, can kulağıyla dinleyenlere "mesaj" olarak zerk ediyorlar. Sonunda, yarım yamalak bilgi kırıntıları yerine, kalsa kalsa, en muhafazakârından ahlaki değerler, en militerinden milliyetçilik ve hurafalerle örülü inançlar kalıyor. Sıkılsanız da tekrarlamadan edemeyeceğim: Şu anda Türkiye'deki muhafazakârlığının en önemli kaynağı ve taşıyıcısı popüler TV programlarıdır."

Tamamen katiliyorum, TV programlarina yazili basini, daha dogrusu benim takip ettigim yazili basinin internet baskilarini da ekleyebilirsiniz.

4 comments:

Anonymous said...

Karicigim ben seni ders calisasin, tezini yazasin diye mi birakmadim mi evde?

Anonymous said...

Ne komik yazmisim.

Bu yastan sonra gunde yedi saat ders dinleyince iki lafi biraraya getiremez oluyor tabi insan.

pastanino said...

yazına yorum yazmak icin actım ama esinin yorumlarına kahkaka ile güldüm.Çok tatlı...İkinizede mutluluklar ve derslerde basarılar dilerim:D

nazecik said...

ya işte ayaklar baş oluyor yurdumuzda, akıllı başlı insanlara söyleyecek söz, duracak yer, akacak mecra kalmıyor:)