Thursday, May 29, 2008

Daglar gibi engelleri ben asarim, asarim!: Bir tasinma hikayesi

Mayis sonu itibariyle Elm City’e tasinmaya karar verdigimiz andan itibaren asil telasimiz basladi. Daha once tasinmisligimiz yok degil ama Cville ile Elm City arasi yaklasik 400 mil, yani 650 km. Bunca esya bir eyaletten digerine nasil gider?

Bu yuzden ilk once bizimle goturmek isteyecegimiz esyalari ayirdik. Burada sahip oldugumuz mobilyalarin hemen hepsi ikinci el oldugu icin, yanimizda goturmektense satip gittigimiz yerde yenilerini yine ikinci el almaya karar verdik. Sadece yatagimiz ve cok sevdigimiz ve satmaya kiyamadigimiz bir orta masasi mobilya kiyimindan pacalarini kurtarip Elm City’e gitme ayricaligina kavustu. Geri kalan butun mobilyalar uc bes gun boyunca evimizden eksik olmayan alicilara satildi ve yeni evlerine dogru yola koyuldu. Burada kucuk bir not dusmek istiyorum ki ikinci el mobilya alim-satimi burada, ozellikle de ogrenci nufusunun cokca oldugu yerlerde cok yaygin, herkesin guvenerek, zevkle yaptigi bir sey. Herseyden once sizin artik ihtiyaciniz olmayan bir sey, cope atilmaktansa kendine islevini devam ettirebilecegi yeni bir yer buluyor. Ben zamaninda tasinirken sattigim veya verdigim mobilyalarin bugun hala baska evlerde kullanildigini dusununce mutlu oluyorum, oradan da kimbilir kimlerin evine konuk olacagini dusunmeyi seviyorum.

Mobilya isi bu sekilde cozuldukten sonra ikinci is diger esyalari ayirmak, toplayip kutulara kaldirmakti. Biz ortalama senede bir tasindigimiz icin ve genellikle kucuk apartmanlarda oturdugumuz icin, evimiz her turlu copten, yaylimdan, ivir zivirdan arinmis halde. Ya da ben oyle oldugunu saniyordum. Once bir miktar ihtiyacimiz olmayan kitap sahaflara satildi, bir kismi buradaki arkadaslarimiz arasinda paylastirildi, gerisi yerel kutuphaneye bagislandi. Bir kac buyuk cop torbasi dolusu kagit (makale, belge, brosur, karalama kagidi, vs.) kendilerine sadece copte yer bulabildi. 5-6 cop torbasi dolusu kiyafet, aksesuar, ev esyasi, elektronik de bir yardim kurumuna (Goodwill) bagislandi. Bu kurum bagislanan esyalari ulkenin dort bir yanindaki dukkanlarinda cuzi fiyatlara satiyor. Geliriyle zor durumdaki kisilere egitim, is egitimi ve kariyer servisi sagliyor. Dogrusu ayikladigimiz esyalarin cope gitmedigini, hayirli bir ise vesile oldugunu bilmek bir cok seyden (ozellikle benim icin sevgili giysilerimden!) ayrilmayi kolaylastirdi. Esyalari oradan oraya tasimak icin Mr.D ile ben bir basimiza olacagimiz icin hersey kolayca kaldirilabilip tasinabilecek sekilde minik kutulara kaldirildi ve paketlendi. Bu konuda daha once kitaplarimizi buyukce kolilere koyup tasirken canimizin ciktigi zamanlarin zihnimizdeki hala taze hatiralari bize dogru yolu bulmakta yardimci oldu.

Gelelim en son olarak esyalarin bu evden cikip Elm City’deki yeni eve tasinmasina, yani asil onemli kisma. Tasinmak icin burada en cok tercih edilen yontem kamyon kiralamak. En bilineni U-haul olan tasima sirketlerinden esyalarinizin sigacagi boyutta bir kamyonu alip, kendiniz yukleyip, gideceginiz yere kadar kamyonu kendiniz kullanip, sonra gittiginiz yerde esyalari indirdikten sonra kamyonu oradaki subelerine teslim edebiliryorsunuz. Bunun bizim icin en buyuk dezavantaji surmeye alisik olmadigimiz buyuk bir vasitayi DC ve NYC trafiklerinde kullanmak zorunda kalmakti. Ayrica birimizin de kendi arabamizi kullanmasi gerekecekti. Hem cok yorulacaktik, hem de yok cok uzun surecekti. Bu sebepten biz de alternatif bir yontem bulduk. Bir tasiyici firma ile anlastik. Burada onlarin tirina yukledigimiz esyalari onlar Elm City’e goturecekler, biz de orada tiri yine kendimiz bosaltip esyalarimizi evimize goturecegiz. Tirda (8x9x 5 inch yani yaklasik 2.5 X 2.5 x 1.5m boyutlarinda bir alan satin aldik. Butun esyalarimizi bu sigacak sekilde yerlestirdik. Tabi once evde bir deneme yerlestirmesi yaptik:



Siz tum dunyevi varliginizi 10 metrekupten az bir alana sigdirabilir misiniz? (Aslinda dogrusu biz cok esyamiz olmadigi icin yuksekligin ucte ikisini kullandik, dolayisiyla toplam 6-7 metrekup kadar!)



Tabi bir miktar takintili oldugumuz icin tira koyarken nasil yerlestirdigimizi unutmayalim diye her kutunun uzerine numara yazdik, sonra da her numarali kutunun nerede oldugunu gosteren bir sema yaptik!:)
Sonra yukarida bahsettigim kamyonetlerden sehir icinde, gunubirlik kullanmak uzere kiraladik. Bu kamyoneti evin onune cektik ve butun kutulari kamyonete yerlestirdik. Bu kisimdan resim yok, cunku en zahmetli ve yorucu kisim buydu. Asansorsuz apartmanimizda 46 tane kutuyu, 1 yatagi ve bir miktar kutusuz esyayi, bir kat indirip sonra park yerinin karsi tarafina cekmek zorunda kaldigimiz kamyonete tasidik. Haliyle calismaktan resim cekmeyi akil edememisiz. Sonra aslan Mr.D 1980lerden kalma gibi gorunen kamyonetin sofor koltuguna emektar bir kamyoncu edasiyla kuruldu ve bizi tirin bizi bekledigi terminale goturdu.




Terminale vardigimiz kamyonetimizi tirin onune dayadik ve esyalari bir taraftan digerine gecirdik. Iki arac birbirlerine hemen hemen ayni yukseklikte olduklari icin bu kisim evden kamyonete yukleme kismindan daha kolay oldu.



Butun esyalar evdeki duzene uygun olarak tira yerlesti. Bir de tum kutulara evdeki yerlerine gore kendi kendilerine siraya gecmeyi ogretebilseymisiz super olacakmism artik bir dahaki sefere. Yerlesen her bir sira iplerle baglandi, yerlerinden kipirdamasinlar diye sabitlendi. En son olarak da ustleri ortuldu.





Bir gun kutularin uzerini ortmek icin kullandigimiz malzemeyi satin alacagimi soyleselerdi inanmazdim. Ne de olsa havuz ve tekneleri ortmek icin kullaniliyor. Tabi biz bu malzemeyi aldigimiz insaat malzemeleri dukkanindan cikarken, otoparkta kamyonetinin arkasina yukledigi saman balyalarini ayni malzemeyle orten bir adam da vardi. Daha komik bir durumda da olabilirdik, sikayet etmemeli.


Yorgun ama muzaffer.:)

Aslinda isin henuz yarisi bitti. Bu gonderdigimiz esyalari Elm City’e gittigimizde yine terminalden alip, ayni sekilde kamyonete yukleyip eve cikarmamiz gerekiyor. Yalniz bugun aldigim habere gore esyalarimiz bizden evvel Elm City’e varmis, uslu uslu yattiklari yerde bizim gelip onlari almamizi bekliyormus. Eh hic degilse yarisini becermisiz, bu da bir sey!:)

5 comments:

sevi said...

Tebrik ederim Gaye. Bu postunun bir printini alıp evde duvara asıcam ve kocama "nasıl taşınılır?" konulu bir derste eğitim malzemesi olarak kullanıcam.

Bu arada Mardin gezime yorum yapmışsın ama bir önceki posta yazmışsın tatlım!

Cafe Nino said...

bende Seviye katiliyorum kesinlikle soylenmeden fotograf bile cektirerek o hengamede ev tasinmis.Bravo.bizde olsa once ikiposta tartisilir,sonra hic konusulmadan is yapilir.Mr.D harikasin sen.

philosophique said...

Ha haa, tamam Mardin gezisi ile ilgili bir sey dedigimden emindim!:)

Mr.D cok memnun olacak bu soylediklerine Nino, hemen gosterecegim.:)

Collector said...

Gaye cim bu taşınma yöntemi sanırım senin fikrindi.Tabiiki bu da senin genlerinde var .Dedenin ulaştırmacı olması ve senin de onun torunu olman dolayısıyle.
Hatırlarım da dedem her böyle taşınma bahis olduğunda senin yöntemlerini o zamanlar bana anlatırdı. Biz taşınırken veya intikal ederken diye başlayıp bu yöntemleri anlatırdı.
Hayırlı torun.
OSanıyorum ki sen taşınırken ve yöntemi uygularken seni görüp işte benim torunum demiştir.Mutlaka.

Sizleri öpüyorum.
Birbirinize iyi bakın.
Hakan

philosophique said...

Hakan Abi dedemi cok aniyorum valla. Biliyorsun belki, ailecek gezmeye gittiklerinde de halamlara neler gorduklerini anlatan birer kompozisyon yazdirirmis.:) Bu blogu tutarken de hep o aklima geliyor, keske okuyabilseydi, herhalde hosuna giderdi...
Yorumun icin tesekkurler,
Hepinize selamlar...