Thursday, July 31, 2008

Newport, Rhode Island

Carsamba gunu bizim ikinci evlilik yildonumumuzdu. (41 kere masallah, nazar degmez insallah!) Guzel ve ozel bir kutlama olsun, biraz da bize tatil olsun diyerek Rhode Island eyaletinin Newport sehrine dogru yola ciktik. Hem bize fazla uzak degil, yol problem olmaz, hem de sayfiye yeri, gunesten ve deniz havasindan faydalaniriz diye dusunerek Newport'u sectik.
Newport aslinda Amerika'nin eski sehirlerinden biri olmakla beraber asil ununu 19.yy'in sonlarinda 20. yy'in baslarinda, Amerika'nin bir cok varlikli ailesinin gelip burada yazlik konutlar (malikaneler, yalilar, satolar!!!) yaptirmasiyla yakalamis.
Newport'ta ilk duragimiz simdi hediye esya dukkanlari, luks butikler, pahali cikotalacilar, sik lokantalarla dolu liman.










Butun New England'da oldugu gibi Newport'ta da denuz urunleri cok populer. Canli canli baliklar, karidesler kocaman havuzlarda alici bekliyor. Butun restoranlarda karides ve cesit cesit midyelerden istediginizi secebileceginiz bir cig deniz urunu listesi var.


Biz de haliyle gunde uc ogun deniz urunuyle beslendik. Balik fiyatlari cok ucuz degil ama zaten genel olarak Newport simdiye kadar gezdigim yerler icinde en pahalilarindan biriydi.

Bu kocaman karidesler inanilmaz lezzetli. Onlari bile tane tane satiyorlar valla serefsizler!
Aksamustu otelimize donup kapali havuzdan faydalandik. Otelimiz simdiye kadar kaldiklarimizin icinde en guzellerden biriydi:


Priceline adindaki bir internet sitesi var, otel rezervasyonlarimizi bir suredir oradan yapiyoruz. Kalmak istediginiz bolgeyi secip bir fiyat teklifi yapiyorsunuz, hangi otel o fiyati kabul ederse orada rezervasyonunuz yapiliyor. Bu sekilde bu otelde normal fiyatin ucte birine kalabildik.
Aksama suslenip guzel, keyifli bir yemek yedik. Ne yazik ki bu muhtesem aksamdan sadece bu teatral resim var elimde:

Ertesi gun limandan kalkan bir tekne turu yaptik. Denizden gorunce Newport'un guzelligi ve albenisinin sebebi daha bir anlasiliyor. Newport'un uzerine kuruldugu ada bir yanda ucsuz bucaksiz okyanusa bir tarafta Narraganset korfezine bakiyor.


Rehberimiz pek bir bilgili cikti. Sadece korfezdeki butun tekneleri tanitmakla kalmadi, malikane sahipleriyle ilgili de ilginc hikayeler anlatti.

Newport gercekten tam bir yatcilik merkezi. Koyda muhtesemler tekneler var ve bunlarin cogu da yaris teknesiymis. Atlantik okyanusunu en kisa zamanda gecerek, dunyanin en hizli teknesi unvanini elinde bulunduran yati, 4 yelkenli kocaman tekneleri, incecik tek direkli zarif yaris teknelerini, eski ama guzelliginden hicbir sey kaybetmemis yuzyil ortasi yapimi tekneleri, bir suru bir suru tekneyi gorduk. Benim aklimda kalan muthis guzel gorundukleri.



Teknelerden sonra sira malikanelere geldi. Burada da aklimda kalan Amerika'da ne kadar unlu, varlikli aile varsa (Vanderbilt, Morgan, Mellon, vs) hepsinin burada evleri varmis, yazlari burada gecirirlermis.



Bun evlerden birinin ozel anlami var. Bu resimde arkada gorunen Jacqueline Bouvier'in yani herkesin tanidigi adiyla Jackie Kennedy'nin ailesinin evi, Hammersmith Farm.

Jackie ve JFK Rhode Island'da 700 kisinin katildigi bir kilise toreniyle evlenmisler, 900 kisinin katildigi dugun daveti de bu evde gerceklesmis. Daha sonra, o zamanlar genc bir senator olan JFK baskan olunca, yazlari yine dinlenmek uzere buraya gelmisler.
Rehberimizin anlattigi bir hikaye cok ilgincti. Ozellikle Newport'un en gozde oldugu zamanlarda burada verilen partiler cok sansasyonelmis. Mesela 120 kisilik yemekli bir davette butun konuklara hediye olarak Tiffany marka minik birer gumus kurek verilmis. Gece ilerleyip ickiler icilip konuklar acildikca masalarin uzerinde cicek duzenlemeleri yerine kum dolu kovalar oldugu anlasilmis. Herkes ellerindeki kureklerle kovalara dalmis: Iclerinde yakutlar, lal taslari, pirlantalar, kim ne bulursa onun olmus. Tabi komsun boyle bir parti verince altta kalmak olmaz. Sen kendi partinde ne yapacaksin dusun dur! Sosyete olmak da pek zormus canim!:)

Tekneden pek sasirmis ama pek mesut, baska guzel manzaralar ve evler gormek uzere ayrildik.
Son duragimiz Cliff Walk denen, sehrin okyanus tarafina bakan tepelerde kurulmus evlerin onunden giden, ince, uzun, manzarali bir yuruyus yoluydu.





Burada da deniz havasi alip, evlerin guzelligini ve zenginligini cekistirip, bacaklarimizda derman kalmayana kadar yuruyunce arabamiza atladik ve eve donduk.


Newport gercekten cok pahali ama keyifli ve guzel bir tatil beldesi. Benim icin en guzel yani F.Scott Fitzgerald'in cok sevdigim romani The Great Gatsby'nin gectigi zamani ve ortami cok iyi anlamama yardimci olmasi oldu. (Evet tamam bu roman New York'ta geciyor ama bir cok yonden benziyor, hatta film versiyonunun bazi sahneleri Newport'ta cekilmis!) Kesiflerimiz devam edecek, nice evlilik yildonumlerinde insallah!

1 comments:

Cafe Nino said...

Mutlulugunuz her yıl katlanarak büyüsün:)