Showing posts with label ingiliz donem dramalari. Show all posts
Showing posts with label ingiliz donem dramalari. Show all posts

Monday, January 24, 2011

Ingiliz Donem Dramalari Serisi 3: North and South (Kuzey ve Guney)

Kuskusuz Ingiliz Donem dramasinin kralicesi Jane Austen. Yalniz benim son zamanlarda kesfettigim, okumaktan ve romanlarinin ekrana aktarilmis halini seyretmekten en az ayni miktarda haz aldigim baska bir Ingiliz romancisi daha var: Elizabeth Gaskell. Ingiliz Donem dramalarini tanitmaya basladigim yazi dizisinin bu ucuncu bolumunde size Elizabeth Gaskell'in en guzel romanlarindan biri North and South'u anlatmak istiyorum.

Kucuk bir not: Bir zamanlar TRT'de Amerikan Ic Savasi'ni anlatan bir dizi yayinlanmisti. O dizinin de adi Kuzey ve Guney idi. O da cok guzel bir dizi olmakla beraber, bununla bir alakasi yok!)


Elizabeth Gaskell, Jane Austen'dan bir sonraki kusaktan geliyor sayilir. Austen en unlu eserlerini 1800lerin basinda yaratirken, Gaskell'in en verimli cagi 1850-65. Gaskell da Austen gibi alti tane roman yaziyor. Bunlari hem kullandigi kivrak dil, hem de karakterleri acisindan Austen'inkilere benzetebiliriz. Yalniz Gaskell Austen'in icinde kaldigi dar cevreyi asip, bambaska bir sosyal ve ekonomik cevreye girmeyi basariyor. Bu sure icinde Ingiltere'de kapitalizm iyice yerlesmis, ozellikle tekstil uretimi almis basini gitmis. Gaskell'in romanlarinda da esini Charles Dickens'da gorecegimiz bir sosyal ve ekonomik bilinc bas gostermeye basliyor. Isci kesimi, ustelik de kendi diliyle edebiyata giriyor.


North and South bu konuyu isliyor. Kitap, Kuzey ve Guney adindaki basligindan da anlasilacagi uzere, Ingiltere'nin endustrilesmis, hizla gelisen ve degisen kuzey kesimi ile, varlikli, hayatin bir onceki yuzyildan cok da farkli olmadigi guney kesimi arasindaki celiskiyi anlatiyor. Kitabin kahramani Margaret Hale, guneyden ailesi ile birlikte tekstil sehri Milton'a gelip yerlesir. Margaret'in bir din adami olan babasi, kilise ile bagini koparinca, tek gecim yolu olarak Milton'a gelip fabrika sahiplerinin cocuklarina ders vermeyi bulmustur. Burada Margaret guneydekinden cok farkli bir hayatla karsilasir: sabahtan aksama kadar fabrikalarda calisan, erkekler, kadinlar, cocuklar, hayatlari para kazanmaya adanmis fabrika sahipleri, yoksulluk, grev... Ailesi Milton'a alismaya calisirken, Margaret de her kesimden insanla arkadasliklar kurar. Ama hayatina giren en farkli kisilik fabrika sahibi John Thornton'dir. Once fikirleri birbirine tamamen zit dusen bu iki insan, zaman icinde birbirlerini sevmeye baslarlar.


Kitap 2004 yilinda, sagolsun bize harika yapimlar sunmaya devam eden BBC tarafindan televizyona aktarilmis. Dizi, kitabi cok yakindan takip ediyor. Bir kac ufak tefek seyi atlayip degistirmislerse de aslina sadik kalmislar. Dizinin gorsel yani kitaba ayri bir derinlik getirmis. Fabrikalardaki kosullar, ozellikle havada ucusan pamuklar bazi sahneleri gorsel bir solene donusturmus. Tabi artik farketmissinizdir ki, benim icin bu yapimlarin basarisini belirleyen en onemli etkenlerden biri basroldeki oyuncularin kimyasi. Basrollerdeki Daniela Denby-Ashe ile Richard Armitage gercekten rollerinin hakkini veriyorlar, izlemeye doyamiyorsunuz.

Dizinin tamamini, youtube'da bulabilirsiniz. Eminim cok begeneceksiniz!

Ingiliz Donem dramalarini tanitmaya basladigim yazi dizisinin birinci ve ikinci bolumlerine buradan bakabilirsiniz:
1. Bolum
2. Bolum

Monday, January 03, 2011

Ingiliz Donem Dramalari Serisi 2: Sense and Sensibility (Akil ve Tutku)

Ingiliz Donem filmleri serimize kaldigimiz yerden devam ediyoruz. Jane Austen ile baslamisken, yine onunla dizimizi surdurelim. Austen'in cok sevilen bir diger kitabi Sense and Sensibility, Turkce'ye cevirisiyle Akil ve Tutku, Kul ve Ates (bu Nihal Yeginobali'nin cevirisinin basligi oldugu icin bir bildigi vardir herhalde diyorum). Jane Austen'in yayinlanmis ilk kitabi bu.
Pride and Prejudice'de karsilastigimiz bazi temalari burada yeniden gozlemliyoruz. Sense and Sensibility de Ingilizlerin kati veraset kurallari yuzunden ortada kalip yoksul dusen bir soylu ailesinin hikayesini anlatiyor. Mr. Dashwood olunce butun varligi ogluna kalir. Mr. Dashwood'un ikinci karisi ve bu evlilikten olan uc kizi uzaktan bir akrabalarinin evine tasinip az bir varlikla hayatlarini idame ettirmek zorunda kalirlar. Kitap, Mr. Dashwood'un iki buyuk kizi, karakterleri birbirine tamamen zit Elinor ve Margaret ile onlarin mustakbel talipleri etrafinda donuyor. Elinor, uvey kardeslerinin kayinbiraderi Edward Ferras ile yakinlasirken, Margaret Willoughby'e asik. Bu arada varlikli ve bekar Colonel Brandon da Margaret'e asik oluyor ama Margaret 35 yasinda oldugu icin onu cok yasli bulup yuz vermiyor! :)

Sense and Sensibility de bir cok kez peyaz perdeye aktarilmis. Ben yine en onemli iki versiyondan bahsetmek istiyorum.

Birincisi 1995 yapimi film. Bu film tam bir yildizlar gecidi. Ailenin akli basinda, duygularina her daim hakim buyuk kizi Elinor'u Emma Thompson, romantik, kalbinin goturdugu yere giden, patavatsiz kizi Marianne'i Kate Winslet canlandiriyor. Her iki aktris de bu filmle Oscar'a aday oldu. Durun durun, bu kadarla da bitmiyor. Elinor'un sevdigi Edward Ferrars'i da Hugh Grant oynuyor. Gercekten keyifli, guzel bir film.

Tabi kili kirk yaracak olursak bu filme bir suru kulp bulamaz miyiz, buluruz. Mesela Emma Thompson hic suphe goturmeyecek kadar mukemmel bir oyuncu olmasina ragmen, Elinor icin biraz yaslica kacmis. Hugh Grant her zamanki gibi cok sempatik ama Elinorla aralarindaki cekim bir turlu perdeye yansimiyor. Kate Winslet'e hic laf yok, muhtesem.
Tam da bir Hollywood yapimi turnayi gozunden vurmusken, Ingilizler neden tekrar ayni hikayeyi neden filme alir degil mi? Ama evet BBC yine yapacagini yapmis ve 2008 yilinda Sense and Sensibility'i tv serisi olarak yeniden cekmis. Hem de bu kadar iy ive kaliteli bir yapimla karsiliastirilmayi goze alarak. Sonucsa gercekten yine fevkalade.

Oyuncularin hicbiri kendi baslarina bir Emma Thompson, bir Kate Winslet degil ama hep birlikte cok basarili bir is cikariyorlar. Edward ve Elinor hem birbirlerine, hem rollerine cok yakismis, harika bir cift olmuslar.

Eee bir de dizi yaklasik uc saat suruyor ki, bu anlamda bize filmin iki kati kadar kesintisiz eglence sunuyor. "BBC Sense & Sensibility 2008" diye ararsaniz, bu diziyi de youtube'dan bulabilirsiniz. Iyi seyirler!

Wednesday, December 29, 2010

Ingiliz Donem Dramalari Serisi 1: Pride and Prejudice (Ask ve Gurur)

Ailecek aksamlari film seyretmek en sevdigimiz seylerdendir. Mr. D ve benim zevklerimiz de bu konuda cogunlukla birbiriyle ortusur. Yalniz, benim cok sevdigim, Mr.D'nin nefret ettigi, ona hicbir kosul altinda izletemeyecegim bir tur var: Ingiliz donem dramasi. Gerci hepsinden de hoslanmiyor degil ama ozellikle romantik olanlarina siddetli bir nefret duyuyor. :) Onumuzdeki bir kac yazida en sevdigim donem dramalarini sizlere anlatmak, bilmeyenlere tanistirmak, bilenlerin ama unutanlarin hafizalarini calistirmak istiyorum.

Ingiliz donem dramasinin kralicesi tabi ki Jane Austen.

18.yy'in sonu, 19.yy'in basinda yasayan Austen, bu sure icinde Ingiliz edebiyatina alti adet roman armagan ediyor. Cogunlukla soylu sinifi konu alan romantik kitaplari, gercekci anlatimi ve basarili kadin karakterleriyle bize 1810lardan el salliyor. Bir ara seksen gunde devr-i alem misali Ingiltere'yi karis karis gezen Gokcecigim surada ve surada Jane Austen muzesini gezdigini anlatmisti.

Austen'in en iyi bilinen kitabi suphesiz Pride and Prejudice. Turkceye Ask ve Gurur, Gurur ve Onyargi gibi cesitli isimlerde cevirilmis olarak bulabilirsiniz. Kitap Londra yakinlarinda yasayan Bennet ailesinin, ozellikle de iki kizlari Jane ve Elizabeth'in etrafinda donuyor. Mr. Bennet'in oglu olmadigindan kendisi olunce butun malvarligi yegenine kalacak, aile de bir nevi ortada kalacaktir. Bu yuzden Mrs. Bennet'in butun zamani ve enerjisi kizlarina zengin birer koca bulmaya adanmistir. Zengin ve bekar Mr. Bingley ve onun en az kendisi kadar yakisikli ve zengin arkadasi Mr. Darcy'nin yakinlardaki Netherfield'e tasinmasiyla ailenin yasami bir anda hareketleniverir. Austen bizlere, akilli ve sivri dilli Elizabeth ile sagduyulu ama fazlasiyla gururlu Mr. Darcy arasinda kurdugu surukleyici ask iliskisiyle muhtesem bir edebiyat soleni sunuyor.

Kitap sadece gercekci degil zevkli ve eglenceli de oldugu icin sayisiz kere bire bir beyaz perdeye aktarilmis, bir o kadar da esinlenme film yapilmis. En akilda kalici iki projeden biri 2005 yapimi Hollywood filmi:

Bu filmde Elizabeth Bennet'i Karayip Korsanlari filmindeki Elizabeth Swann roluyle yildizi parlayan, Ingiliz sinemasinin son yillardaki en basarili cikis yapan aktristlerinden Keira Knightley canlandiriyor. Mr. Darcy'i ise daha sonra "Pillars of the Earth" gibi muhtesem bir tv dizisinde basarili bir oyunculuk cikarirken gorecegimiz Matthew Macfadyen oynuyor.


Zaten benim gibi Keira Knightley'den pek hoslanmiyorsaniz, bu film maca 1-0 yenik basliyor. Her ne kadar Keira Knightley Elizabeth Bennet karakterinin akilli, enerjik, sivri dilli yanini basariyla canlandirsa da, Elizabeth'in bir de duygusal yani var. Mr. Darcy'i aslinda sevdigini, ona haksizlik yaptigini anladigi andan itibaren, Elizabeth'in bu yanini gormeye baslamamiz lazim ki, Keira Knightley bu acidan bence sinifta kaliyor. Bundan ote de Mr. Darcy ve Elizabeth bir baslarina guzel sahneler cikarsalar da, ne yazik ki birlikte olduklari sahnelerde aralarindaki cekim gucunu bir turlu hissedemiyoruz. Buna ragmen, bu versiyonun guzel yanlari da yok degil. Mesela, Jane ve Mr. Bingley cok inandirici ve sevimli bir cift olmuslar, onlari izlemeye doyamiyoruz. Mr.Bennet rolunde Donald Sutherland harika bir is cikariyor. Son zamanlarda cok basarili islere imza atan, hatta Oscar'a aday olan Carey Mulligan'in da ilk filmi bu ayni zamanda. Onu da Kitty Bennet rolunda izleyebilirsiniz. Bir cok acidan bu filmi basarili Jane Austen yapimlari arasinda sayabiliriz. Ama maalesef 1995 yapimi BBC uyarlamasinin eline su dokemiyor.



Bu tv dizisinde basrolleri Jennifer Ehle ve Colin Firth paylasiyor.



Herseyden once tv dizisi formatinda oldugu icin, hikayeyi bolmek, kisaltmak zorunda kalmamislar. Dizi kitabi bire bir takip ediyor. Ayrica karakterleri gelistirmek, aralarindaki iliskileri aciklamak icin de yeterince zaman bulmuslar. Ama herseyden onemlisi sanki Jane Austen Mr. Darcy karakterini yazarken aklinda Colin Firth varmis gibi, karakter ve aktor birbirine tipa tip oturmus. Elizabeth ile de aralarinda muthis bir uyum, iletisim ve cekim gucu var. Kisacasi bu turun en ama en guzel ornegini izlemek istiyorsaniz, bu diziyi kacirmayin. Youtube'a erisimi olanlar icin, suradan basindan sonuna kadar izleyebilirsiniz.

Duzeltme: Yukaridaki linkten butun bolumleri maalesef izleyemiyormusuz. Bazi parcalar kaldirilmis. :(
Ekleme: Bu dizinin jenerik muzigi de ayrica harika, bahsetmeden gecmek istemedim.